4.7.11

Gönüllü Kölelik

             ...
           Üçüncü dünyanın hızlı teorisyenlerinden ve kapitalist ülkelerin başkaldıran aydınlarının sağlam desteğini kazanmış Frantz Fanon, "Dünyanın Lânetlileri" adlı kitabında bakın ne diyor: "Diyalektiğin denge mantığı içinde yavaş yavaş hal değiştirdiği bu durgun hareketi geride bırakalım yoldaşlar. Avrupa'nın zafere ulaştırmakta başarısızlığa uğradığı bütünsel insanı keşfetmeye çabalıyalım." İşte bu anlayış biçimiyle girişilen mücadele Batı karşısında büyük bir hezimete hazırlanmış demektir. Çünkü yapmak istediği nihayet Batılı adamın tarihi içinde belirlenmiş bir hedefi bile tecavüz edememektir.
          "Bütünsel insan" diyor bir zenci, onu Avrupalı gerçekleştirmedi, ben bu yolda çaba harcayacağım. Düşünün ki elinde bütün maddî gereçler ve bünyesinin bütün elverişliliğine rağmen sonuca kendi vatanında varamamış bir felsefî meseleyi Afrika'lı, karaderili yüklenecek? Bunu yapınca da Avrupa'lıya galebe çalacak?
           Bu davranışında nasıl sâfiyane kaldığını anlamak için önce bu zencinin kendini köle kılan şartların bu felsefî idealin uygulama alanı içinde hazırlandığını kavrayamamış olduğunu bilmek gerek. Avrupalılardan ödünç aldığı bir fikrî hazırlık zenciyi nereye götürür, bunu hiç hesaplamamış. Tek bildiği Batı'dan gelen üstün değerlere kendinin lâyık olduğunu gösterme hevesinden ibaret.
          İnsanoğlu bu seviyede köleliğe düçar olunca çare bulmak da zorlaşıyor. Bedenini kurtarmak, azad etmek için ruhunu Avrupalınınkiyle tam mutabakata erdirme düşüncesine öylesine saplanmış ki bu insanlar, kendi açtıkları kurtuluş hareketinde başarıya ulaştıkça batağa saplanacaklar. Çünkü onlar için kurtulmak demek Avrupa ölçülerine göre adamdan sayılmak, Avrupa ölçüleri içinde başarılı olmak demektir. Bu ise onların ruhlarını günden güne zayıflatmalarına, insanlıklarını aşağı bir seviyede muhafaza etmelerine yol açacaktır.
          ...

İsmet Özel, 16.02.1978, Yeni Devir (Bileşenleriyle Basit, Şûle Yayınları)