Nâzım Hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nâzım Hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.2.12

Âkif, Büyük Şâir, İnanmış Adam: Nâzım Hikmet'e Uygulanan Sansür


Nâzım Hikmet 1951’de yurtdışına kaçtıktan yaklaşık bir ay sonra Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığından çıkartılmıştır. Bu tarihten sonra şairin kitapları da basılmamıştır “memleketi”nde. (Aslında Nâzım’ın kitaplarına konulan “de facto” yasak 1936 tarihine dayanır. 1949’da cezaevindeyken Ahmet Oğuz Saruhan ismiyle tercüme edip Ahmet Halit Kitabevi tarafından tab edilen La Fontaine’den Masallar’ı saymazsak Türkiye’de yayınlanan son kitabının basım tarihi 1936’dır.) Ta ki ölümünden iki yıl sonrası olan 1965’e kadar. Mezkûr yılda Millî Şef 1960 ihtilâlinin sağladığı imkânla hükümetin en tepesindedir ve son iktidar günlerini yaşamaktadır. İnönü Yön dergisinin “Paşam”lı ricaları sonucu Nâzım’ın kitabının Türkiye’de yayınlanmasına müsaade eder. Basılmasına müsaade edilen şiir kitabını tahmin etmek hiç de zor değildir: Kurtuluş Savaşı Destanı.

Bu kitap Bilgi Yayınevi’nin 1968 yılı baskısında yeniden düzenlenerek (Kitabı basıma hazırlayan: Cevdet Kudret) Kuvâyi Milliye adıyla yayınlanmıştır. İşte Nâzım Hikmet’e –bir anlamda da Mehmet Akif’e- uygulanan sansür bu baskıyla başlamıştır. Kuvâyi Milliye’nin Sekizinci Bab’ında “Saat 4.45” diye başlayan bölümde Nâzım Hikmet, şiir kahramanı Nureddin Eşfak’ın ağzından İstiklâl Marşımızı “aksayan bir taraf” olduğu gerekçesiyle eleştirir. Yazının konusu bu olmadığı için geçiyorum. Nâzım Hikmet sözü İstiklâl Marşı şairine getirir ve der ki: “Âkif, inanmış adam / büyük şâir”.

“Âkif, inanmış adam / büyük şâir” mısraı Yön Yayınları’nın yaptığı ilk baskıda vardır ve İsmet Özel’in tespitiyle (Allah İsmet Özel’i başımızdan eksik etmesin) daha sonraki bütün baskılarda bu mısra sansüre uğratılmıştır: http://www.gumushilal.com/2011/12/ismet-ozel-28-aralik-2011-%E2%80%93-saat-1540/ (Ayrıca: İsmet Özel, İade–i İtibar, Yeni Şafak, 13 Şubat 2001). Şiirde yer alan “büyük şâir” ibaresi ilk baskı dışındaki baskılarda yoktur. Türkiye’de kendilerini edebiyatın merkezinde göstermeye çalışan şahıslar Nâzım’ın Akif’e “büyük şâir” demesini hazmedememişler ve Nâzım’ı sansürlemişlerdir.

[Yön Yayınları’nın bastığı söz konusu kitabın ilk baskısını nereden bulacağız diyenler, Nâzım Hikmet’in okuduğu “Büyük Taarruz 3” şiirini dinleyebilirler.]


Ahmet Gemicioğlu

6.2.12

ناظم حكمت - سكز یوز اللی یدی Nâzım Hikmet - Sekiz Yüz Elli Yedi

- والایه-

اسلامڭ بكل‍ﻪدیگی اڭ شرفلی گوندر بو؛
روم قسطنطنی‍‍ﻪسی اولدی تورك استانبولی!
جهان‍ﻪ گارشی قویان بر اوردونڭ صاحبی،
توركڭ گنج پادشاهی، بر گوك یاریلر گبی
گیردی "أگری قاپو"دن قیر آتینڭ اوستندﻩ؛
فتح ایتدی استانبولی سكز هفت‍ﻪ اوچ گونده!
او ن‍ﻪ موتلو مبارك بر قولییمش الل‍ﻪڭ...
"بلد‍ﻩء طیب‍ﻪ"یی فتح ایدن پادشاهڭ
حق ییرین‍ﻪ گتیردی اڭ بویوك نیازینی:
قیلدی آیاصوفی‍ﻪده ایكندی نمازینی.
ایشت‍ﻪ او گوند‍ن بری توركڭ مالی استانبول،
باشقاسنڭ اولورسه ییقلمالی استانبول.

اوجاق ١٩٢١
ناظم حكمت


                                                                   -Vâlâ'ya-

İslâm'ın beklediği en şerefli gündür bu;
Rum Kostantiniyye'si oldu Türk İstanbul'u! 
Cihana karşı koyan bir ordunun sahibi, 
Türk'ün genç padişahı, bir gök yarılır gibi 
Girdi "Eğrikapı"dan kır atının üstünde;
Fethetti İstanbul'u sekiz hafta üç günde!
O ne mutlu, mübarek bir kuluymuş Allah'ın...
"Belde-i Tayyibe"yi feth eden padişahın
Hak yerine getirdi en büyük niyazını:
Kıldı Ayasofya'da ikindi namazını.
İşte o günden beri Türk'ün malı İstanbul,
Başkasının olursa yıkılmalı İstanbul.

Ocak 1921
Nâzım Hikmet